Duyurular

Anamur ile ilgili genel bilgileri paylaştığımız web sayfamız açılmıştır. Herkese hayırlı olsun. Görüş ve düşüncelerinizi bizimle paylaşırsanız seviniriz


Vefat eden yakınlarınızın bilgilerini gönderin yayınlayalım.


Düğün, ölüm, sünnet vss duyurularınızı bize gönderin yayınlayalım.Bütün eş dostunuzun bilgisi olsun.


Mersin Hava Durumu
Anket
Döviz Bilgieri
Merkez Bankası Döviz Kuru
  ALIŞ   SATIŞ
USD 9,5860   9,6033
EURO 11,1566   11,1767
       
Özlü Sözler
Geçinin sumağa ettiğini, sumak da geçiye eder...
Sponsorlarımız
ANAMURUN TARİHÇESİ


ANAMUR ADININ NEREDEN GELDİĞİ

Anamur adının kökeni ve hangi dilden geldiği ile ilgili çeşitli görüşler ileri sürülmektedir.

 

Anamur'un adının Orta Asya'da yer alan Amur nehri'nden geldiği ileri sürülmektedir. Yöre halkının Amur nehri Bölgesinde yaşayan Türk'lerden olduğu düşünülmektedir. Bir diğer görüşe göre; Yunanlılar yöreye geldikleri zaman yörede rüzgara tapan Pagan bir kabile yaşamakta idi. Bu yüzden de Yunanlılar kente ve yöreye rüzgara tapanlardan esinlenerek bu adı vermişlerdir.

   

 

      Yerel bir çok kaynakta ise Anamur adının "Rüzgarlı Burun" anlamına gelen latince kelimelerden türediği anlaltılmaktadır. Bu konudaki bir diğer görüş, Anamur adının latince "namur" kelimesinden ve yunanca Anemon(Rüzgar) sözcüğünden türediği, rüzgarlı burun anlamında olduğu, zamanla kullanım değişiklikleri ile de sırasıyla Namurium, Ararnurium, Anemurium, Anamur halini aldığı yönündedir. Anemurium kelimesi latin dilinde "Anem:burun; Ourium:rüzgar" anlamına gelmektedir. Bu iki latince kelimenin anlamı yek kelime halinde birleştirildiği zaman "Rüzgarlı Burun" olmaktadır. Antik Anemurium kenti Anamur burnuna çok yakın ve sürekli rüzgar alan bir noktaya kurulmuştur. Ayrıca Anamur adının Yunanca Anemorion(Yel değirmeni) sözcüğünden türediği ve "Rüzgarlı Burun" anlamına geldiği de yaygın bir söylemdir.

         Bilge Umar, Türkiye'de Tarihsel Adlar kitabında, Anamur adının Helen dilindeki "Rüzgar" anlamına gelen Anemos sözcüğünden türetildiği ve "Rüzgarlı yer" anlamına geldiği görüşünün yanlış olduğunu söylemektedir. Umar'a göre;

         "Çünki Helen dilinde, o anlamda bir Anemourion sözcüğü yoktur. Sözü geçen dilde var olan Anemourion sözcüğü "Fırıldak" anlamındadır ki bir kentin böyle bir ad taşıması beklenemez. Adın aslının Luwi dilinden Annimura olduğu güçlü bir olasılıktır. Mura yani, M(a)-ura, "Yüce Ma" ögesini içeren, Luwi dilinden kalma Anadolu adlar bir hayli boldur. 

 

        Bütün farklı görüşlere rağmen Anamur adının, bugün İlçe merkezinin batısında bulunan Anemurium antik kentinden kaynaklandığı en yaygın görüşler arasındadır.

 

 

 

 

 

ANAMUR'UN TARİHİNE KISA BİR BAKIŞ

 

Tarihi antik çağlara dayanan Anamur; sırasıyla Luviler, Arzavalar, Kizzuwatnalılar(Kilikya bölgesi özellikle M.Ö. 2.binyıldan itibaren çeşitli isimlerle anılmıştır.Bölgenin bilinen en eski ismi Kizzuwatna'dır) ve Hititler(MÖ: 1500-1200) tarafından yönetilmiştir. 

 

Hitit kralı 4.Tuthaliya (MÖ.1250-1215) zamanında kendisinin himayesine sığınan Mattuvata'ya Anamur'u vermiş, Mattuvata'da Hititlerin zayıflamasından yararlanarak Anamur'dan Afyon'a kadar uzanan bir prenslik kurmuştur. Anemurium bu prensliğin başkenti olmuştur. Bir müddet sonra kent, Finikelilerin eline geçmiştir. Kentin en eski sahiplerinin Finikeliler olduğu bugün için bilinmektedir.

 

Finikelilerden sonra bölgenin, Kueler'in hakimiyetine girdiği, Kueler'in ardından M.Ö. 8.y.y da Asurluların eline geçtiğine dair bilgiler mevcuttur. Asurlulardan sonra sırasıyla Klikialılar ve Perslerin (MÖ.543-333) hakimiyeti altına giren Anamur, MÖ.333 de Büyük İskender'in doğu seferi sırasında Makedonya krallığına bağlanmıştır. Bu dönemden itibaren kentin adın "Anemurium" olarak anılmaya başlamıştır. Büyük İskender'in ölümünün ardından (MÖ.322) bu bölge Büyük İskender'in konutanlarından Selefkos'un hakimiyetine girmiştir. 

 

Anemurium bir müddet sonra İsaria(izorya)'ya(Mut-Ermenek,Gülnar ve Anamur'u da içine ve kısa bir müddet siyasi bir birlik olan alan coğrafi bölgeye Hititler'dern sonra İzorya denmeye başlanmıştır) katılmış, daha sonra Roma hakimiyetine girmiş ve Cicero,Kilikia Valisi (MÖ:50) olarak atanmıştır. Kent, Romalılar devrinde ticaret alanında gelişmiştir. Kıbrıs'a yakın olması nedeniyle özellikle Romalılar döneminde bir ara istasyon görevini görmüştür. Anemurium aynı zamanda karayoluyla Toroslardaki en önemli Roma kentlerinden biri olan Germanikopolis ile bağlantılıydı.Böylece, bölgedeki doğal kaynakların ihraç edildiği önemli bir ticaret kenti olmuştur.

 

Roma İmparatorluğu döneminde tüm Kilikia kıyıları İmparator Caligula tarafından, Kommagene Kralı 4.Antiochos'a (38-72) verilmiştir. Kral Antiochos, kent adına para bastırmış ve kenti idaresinde tutmuştur. Kommagene kentleri gibi Anemurium da sürekli korsan saldırılarına uğruyordu. Ayrıca Toroslarda yaşayan kavimlerde kenti karadan tehdit ediyorlardı. Kenti yeniden kendi denetimleri altına alan Roma lejyonları M.S. 382 yılında bu kabilelerin baskınlarına karşı koyabilmek için yeni kent surları yapmak zorunda kalmışlardır.

 

Anemurium antik kenti uzun bir süre Bizans ve Müslüman Aarapların çatışmasına sahne olmuştur. M.S.650 yılında müslüman arapların Kıbrıs'ı fetthetmeleri üzerine deniz ticaretindeki avantajını kabetmeye başlamış ve gerileme dönemine girmiştir. Yine MS.650 yıllarında müslüman arap akınlarına uğrayan kent bu arihten sonra terk edilmiştir.

Anamur'un çok kısa bir dönem Ermeni hakimiyetine girmesi esanasında(12.yy sonu ve 13.yy başı) 1198 yıllarında Mamure Kalesi Halgam adında bir Ermeni komutanın kontrolüne geçmişti. II.Ionnes, haçlı seferleriyle (1129) bölgeye egemen olan Ermenileri saf dışı ettiyse de, Eyyubi ve Selçuklu saldırılarına karşı kullanabilmek için küçük Ermenistan krallığına Leon adında birini atayarak Türk akınlarına karşı set oluşturmakta başarılı olmuştu. Bölgeye hakim olan küçük Ermenistan krallığı, Eyyubi ve Selçuklu saldırılana karşı Bizans yanında yer almış ve yardım için Kıbrıs'taki Saint Joseph şövalyelerine de başvurmuştu.

 

13.yy. da Anadolu, Ortadoğu ve Avrupa arasında gelişen ticari faaliyetlerin odak noktasını teşkil ediyordu. Ancak güney kervan yolları Ermenilerden, Akdeniz'deki müslüman tacirler haçlılardan şikayetçiydi. Alaeddin Keykubat yapılan şikayetler üzerine yolların emniyetini sağlamak için sefere karar verdi. Mübarizeddin Ertokuş komutasındaki Selçuklu ordusu Antalya'dan hareket etti. Kıyıdan ermenilere saldırmayı ve Kıbrıs haçlılarının Akdeniz'e çıkmasını engellemeyi amaçlıyordu. Bu sefer esnasında Manavgat ve Anamur fethedilerek Silifke'ye kadar gelindi.Emir Çavlı'nın komutasında Larende ve Göksun üzerinden hareket eden bir diğer Selçuklu ordusuda bütün İsavra (iç-il) ve Silifke'yi fethetti. Türkmenler fethedilen İçil'de iskan edildiler, bölgenin idaresi Kameruddin Lala'ya verildi. Anamur kazasının bulunduğu bölge Kıbrıs Krallığı ve Selçuklular arasında ticaretin yoğun olduğu bir bölgedir ki, iki devlet arasında ticaret anlaşmaları mevcuttur.

 

Bu bölge 1471 yılında Fatih Sultan Mehmet'in komutanlarından Gedik Ahmet Paşa tarafından fethedilerek Osmanlı İmparatorluğu yönetimine geçmiştir. Anamur 1804 yılına kadar beyliklerle idare edilmiştir. 1804 Osmanlı İdare Teşikilatı'nda vilayetlerin kurulmasıyla Gilindire ve Ermenek'ten teşkil edilen sancağa dahil edilerek Konya'ya başlanmıştır.Anamur 1859 yılında Osmanlı idare teşkilatında müdürlük, 1869 yılında kaymakamlık olmuştur. 1518 yılında Karaman'a bağlı olan İçel sancağı, Kıbrıs'ın Osmanlılar tarafından fethedilmesi üzerine 1571 yılında Kıbrıs'a başlanmıştır. 1867 de Konya vilayetine bağlı İçel sancağının bir kazası olan Anamur, 1877 de İçel sancağının Adana Vilayetine bağlanması üzerine , Adana vilayetine bağlı olan İçel sancağının bir kazası durumuna gelmiştir. Kaymakamlık merkezi bugünkü Ören bölgesinin Nasrettin ve Ortaköy mahalleleriydi. Ancak yerel kaynaklarda zamanın beylerinin, idarenin kendi işlerine karışmaması için Kaymakamlık merkezini  şimdiki Çorak denilen yere taşıttırdıkları ifade edilmektedir. Şimdiki ilçe merkezi olan Çorak, Rumların yaşadığı bir yerleşim merkeziydi. Rumların buraları terk etmeleri üzerine Anamur merkezi buraya kurulmuştur. Ermeni bir mimar tarafından yapılmış olan Rum kilisesi de zaman içinde Hıristiyan Cemaatinin mensubu kalmadığından yıkılarak (1930) yıllarca kullanılmış olan eski hükümet konağı merkezi inşaa edilmiştir. Bu arada idare merkezinin Mamure Kalesi'ne taşınması için girişimler yapıldığı ama bu girişimlerin sonuçsuz kaldığı belirtilmektedir.

 

 

© Copyright 2020  V4.1 Tüm Hakları Saklıdır. | Dernek Sitesi | Köy Sitesi


Top